UN
NEDEN BEYAZ UN KULLANMIYORUZ?
Modern değirmencilik işlemleri buğdayı kepek ve embriyo
tabakasından ayırır. Oysa ki buğdayın vitamin, mineral
ve protein içeriğinin en zengin olan kısmı bu tabakadır.
Buğdayda işlenme oranı arttıkça, tiamin, riboflavin,
niasin, folik asit, pantotenik asit başta olmak üzere B
grubu vitaminlerinde yüksek oranda kayıplar meydana
gelir.
Lif ağırlıklı beslenme düşük oranda doymuş yağ ve de
yüksek oranda esansiyel yağ asitleri, antioksidan
besinler ve fitokimyasallar içerir. Günlük 25 gr lif
tüketmeye ihtiyacımız vardır. Ancak bu miktarı
genellikle karşılayamamaktayız. Kepek unu, çavdar unu ve
tam buğday unu lif açısından zengindir. Un tüketiminde
beyaz un yerine lif açısından zengin unları tercih etmek
kalp hastalıkları, kanser ve artrit gibi hastalıklara
karşı koruma sağlar.
Posanın Sağlık Üzerine Etkileri
1. Besinlerin bağırsaktan geçiş süresini kısaltır.
2. Midenin daha geç boşalmasını, buna bağlı olarak da
yemek sonrası hipergliseminin düşmesini sağlar.
3. Doygunluk hissini artırır.
4. Pankreas salgılarını (insülin salınımını) düzenler.
5. Barsak mikroflorasının daha faydalı olmasını sağlar.
6. Kısa zincirli yağ asidi üretimini artırır.
7. Serum lipit düzeylerini düşürür.
ŞEKER
Rafine şeker nedir?
Rafine şeker, şeker pancarının kökünden veya şeker
kamışının sapından elde edilir. Bitkinin şeker içeren
suyu çıkartılır, daha sonra kuru şeker kristallerine
çevirmek için işleme tabi tutulur. Böylece beyaz şeker
elde edilir.
Bazı şekerler besinlerde doğal olarak bulunurlar.
Bazıları ise sonradan ilave edilirler. Kaynağı ne olursa
olsun, vücudumuz gerçekte bu farklılığı ayırt edemez.
Şekerler doğada farklı formlarda bulunur. Şekerin
meyvede bulunan formu fruktoz iken, sütte yer alan formu
laktoz adını alır. Sofra şekeri olarak bildiğimiz şeker
ise sukroz olarak adlandırılır.
NEDEN BASİT ŞEKER KULLANMIYORUZ?
Diyabetliler için...
Diyabetlilerde kan şeker düzeyini kontrol altında
tutabilmek için, diyetlerindeki karbonhidrat, yağ ve
protein dengesine önem vermek gerekmektedir.
Diyabetlilerde karbonhidrat tüketim düzeyinin belirli
bir sınırda tutulması zorunluluğu, şeker tüketimlerini
sınırlamalarını gerektirmektedir. Şekerin tüketim
miktarının önemi kadar şeker türü de önemlidir.
Diyabetlilerde basit şeker tüketimi yerine kompleks
karbonhidratların tercih edilmesi gerekmektedir.
Kalp hastaları ve formunu korumak isteyenler için...
Pastacılık sektöründe unun yanı sıra en önemli
karbonhidrat kaynaklarından biri de şekerdir. Şeker
tüketimi kan glikoz seviyesini yükseltmekle birlikte
yüksek enerji alımına bağlı olarak vücut yağ oranının
artmasına neden olur. Bu durum ise hem kalp hastaları
hem de formunu korumak isteyen kişiler için sakıncalı
bir durum olacaktır.
Sağlıklı Bir Diyette Dengeli Şeker Tüketimi Önerileri
1. Karbonhidrat kaynağı olarak kompleks karbonhidratları
tercih edin.
2. Basit şekerlerden meyveyi tercih edin.
3. Besin etiketlerine dikkat edin. Şeker içeriklerini
kontrol edin.
4. Besin etiketlerinde kalori miktarı düşük olanları
seçin.
5. Şeker yerine doğal tatlandırıcıları tercih edin.
6. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları deneyin.
YAĞ
NEDEN YAĞIMIZI DEĞİŞTİRDİK?
Kurabiyelere gevreklik veren, pastalarda yumuşaklığı
sağlayan ve kremaya lezzet katan; bunun yanında kalbe
giden arterlerde tıkanmalara neden olan, vücut yağ
oranını artıran ve fazla kilolara neden olan YAĞ’ dır.
Yağlar
Yağları genel olarak doymuş yağ ve doymamış yağ olarak
sınıflandırırız. Bitkisel kaynaklı yağlarda doymamış yağ
oranı fazlayken, hayvansal gıdaların doymuş yağ içeriği
yüksektir.
Vücudumuzun belirli oranlarda hem doymuş hem de doymamış
yağa ihtiyacı vardır. Önerilen miktarları aşmadığımız
takdirde yağ tüketimi vücudumuz için gereklidir. Ancak
beslenme tarzımız gereği genellikle doymuş yağ içeriği
yüksek besinleri tercih ederiz, dolayısıyla
diyetlerimizde kısıtlanan hep doymuş yağlardır.
Doymuş yağlar:
Doymuş yağ; tere yağ ve kırmızı et başta olmak üzere tüm
hayvansal gıdalarda bulunur.
Fazla tüketildiğinde kolesterol düzeyini yükseltir, kalp
hastalıkları, kanser ve obezite için risk faktörü
oluşturur.
Kırmızı et, krema, yağlı peynirler, kümes hayvanlarının
derisinde ve yumurta sarısında yüksek miktarda bulunur.
Hindistan cevizi gibi bazı bitkisel besinler de doymuş
yağ bakımından zengindir. Doymuş yağlar oda sıcaklığında
katı haldedirler. Doymuş yağlar vücutta hem total
kolesterol, hem de kötü kolesterol olarak bilinen LDL
yükselmesine neden olur. Bu da kalp hastalığı riskini
arttırır.
Günlük alınan toplam kalorinin en fazla % 7-10’unun
doymuş yağlardan gelmesi önerilmektedir.
Doymamış Yağlar:
Doymamış yağlar vücudun gereksinim duyduğu yağ
asitlerinin en iyi kaynaklarından birisidir. Oda
sıcaklığında sıvı haldedirler ve büyük çoğunluğu
bitkisel kaynaklıdır.
Doymamış yağlar; tekli (monoansatüre) ve çoklu (poliansatüre)
yağlar olarak ikiye ayrılırlar.
Tekli doymamış yağlar:
Zeytinyağı, kanola yağları, fındık, fıstık, ceviz vb.
Besinler tekli doymamış yağ açısından zengindir. Bu
yağlar oda sıcaklığında sıvı halde kalırken buzdolabına
konduğunda yavaşça katılaşır. Doymuş yağların yerine
tekli doymamış yağların yer alması HDL kolesterol
düzeyini artırırken, hem total hem de LDL kolesterolü
azaltır.
Çoklu doymamış yağlar:
Diyette doymuş yağ asitlerinin yerine çoklu doymamış
yağların konmasıyla LDL kolesterol düzeyinde düşme
sağlanabilir. Çoklu doymamış yağ asitleri omega-3 ve
omega-6 yağ asitleri olmak üzere iki ana grupta
toplanır.
Omega-6 yağ asitlerinden zengin bitkisel yağlar; mısır
özü, ayçiçeği, soya fasulyesi yağıdır.
Omega-3 yağ asitleri balıklarda; somon, sardalya,
uskumru, ton balığı vb. bol miktarda bulunmaktadır.
Omega-3 yağ asitleri trigliserid düzeyini düşürür. Omega-3
yağ asitlerini tüketenlerde koroner kalp hastalığına
bağlı ölümler daha düşük oranda bulunmuştur .
Trans Yağlar:
Trans yağlar, sıvı bitki yağlarının hidrojenizasyonu ile
oluşan yağlardır. Margarinlerde bulunan yağ türü olup,
vücuttaki LDL (kötü kolesterol) düzeyini yükselttiği
gibi HDL (iyi kolesterol) düzeyini de düşürür. Ayrıca
kanser riskini de arttırdığı bilinmektedir. Beslenme
planında yer alması istenilmeyen yağ türüdür. Margarin
kullanılan, kek, kurabiye, kuru pasta ve pastaların
içeriğinde bulunur.
Yağların Pek Bahsedilmeyen Olumlu Etkileri;
Yağları fazla tüketmek kadar hiç tüketmemek de
yanlıştır.
1. Yağlar iyi bir enerji kaynağıdır.
2. Yağda eriyen vitaminleri (A, D, E, K) taşır.
3. Midenin boşalma süresini uzatarak acıkma hissini
geciktirir.
4. Organları dış etkenlerden korur.
5. Elzem yağ asitlerinin vücuda alınmasını sağlar.